Vakıf Medeniyetinden Geleceğe: Bir Hayır Yarışı Olarak Vakıf Kültürü
"İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" düsturunu bir temenni olmaktan çıkarıp kurumsal bir hakikate dönüştüren ecdadımız, İslam’ın yardımlaşma ruhunu vakıf müessesesi ile ebedileştirmiştir. Kur’an-ı Kerim’in "ahsen-i takvim" (en güzel surette) yarattığını müjdelediği insanoğlu, ilahi bir sorumlulukla yeryüzünü imar etmek, adaleti ve merhameti tesis etmekle görevlendirilmiştir. Bugün bizler, Diyanet-Sen çatısı altında hem Diyanet İşleri Başkanlığı hem de Vakıflar Genel Müdürlüğü çalışanlarımızın haklarını savunurken, aslında bu kadim mirasın nöbetini tutuyoruz.
Medeniyet Mirasımızın Temsilcisi Olarak Diyanet-Sen
"Fedakârlıklarımızın ham maddesi ideallerimizdir." Bu söz, Diyanet-Sen'in sadece bir sendika olmanın ötesinde, bir medeniyet tasavvurunun ve bir hak, emek, özgürlük mücadelesinin vücut bulmuş hali olduğunun en net ifadesidir.
Vakıf Mirasımıza Sahip Çıkalım
Biz inşa ve ihya medeniyetinin mirasçılarıyız. Bizim ecdadımız gittiği her yeri inşa etmiş ihya etmiştir. Asla yakıp yıkmamıştır.
Diyanet-Sen Bir Misyon ve Vizyon Sendikasıdır
Çalışma süreleri emek mücadelesinin temel alanlarındandır. Dünya tarihi, emekçilerin çalışma sürelerini kısaltarak kendilerine ve ailelerine zaman ayırabilme, dinlenme hakkını kullanma çabalarına dair bitmeyen mücadelenin tanığıdır. Dünyada birçok olay çalışma sürelerinin ve şartlarının düzeltilmesi için çıkmaktadır.
