Mehmet Ali Güldemir

Mehmet Ali Güldemir

Diyanet-Sen Genel Başkanı
m.aliguldemir@diyanetsen.org.tr

Sendikal Yolculuğumuzu Kararlılıkla Sürdürüyoruz

02 Temmuz 2021, Cuma

Diyanet-Sen 1998 yılında Eyüp Sultan Hazretlerinin manevi huzurunda başladığı sendikal yolculuğunda milletimize, din görevlilerine, vakıf çalışanlarına, mazlumlara ve tüm insanlığa hizmet sunmaya devam ediyor.

Abdurrahim Karakoç merhum dizelerinde:

“Gün gelecek

Güneşin doğup battığı mekanlarda

Ve küfrün çığlık attığı mekanlarda

Bizim türkümüz okunacak” diyor.

Önce Çamlıca Camii, Ayasofya’nın ibadete açılması, Taksim Camii’nin yapılması işte bu türküdür…Sıra Ankara’nın göbeğine Kızılay’a Cami Projesi’nde… Biran önce hayata geçmişini bekliyoruz…

Bu gün Libya’da, Suriye’de, Doğu Akdeniz’de, Ortadoğu’da, Afrika’da, Balkanlar’da, Kafkasya’da bizim türkümüz söylenmeye başladı…Biz Müslümanlar olarak “İman varsa imkan vardır” düsturuna inanıyoruz. İmkan varsa hizmet vardır diyerek network ağımızı güçlendirerek, hizmetlerimizi katlayarak yolumuza devam ediyoruz.

Göreve başladıktan sonra gerçekleştirdiğimiz istişare kurlunda gündeme aldığımız neredeyse bütün maddeleri hayata geçirdik:

-Diyanet-Sen TV, Diyanet-Sen Akademi ile yeni bir çığır açtık…

-Diyanet-Sen ailesi olarak ülkemizin yumuşak güç unsuruna, merhamet diplomasisine katkı sunarak insani ve İslami görevimizi yerine getirmek için Suriye’deki evsiz kardeşlerimize 60 ev kazandırdık…

-Sendikal tarihimizde ilk kez göreve yeni başlayan kardeşlerimize hoş geldin seti hazırladık. Diyanet-Senimizi, kazanımlarımızı anlattık.

-Yayın hayatına bir süre ara veren ilmi, sosyal ve akademik dergilerimiz Din ve Toplum, Vakıf ve Toplum, Kadın ve Toplum dergilerimizi yeniden yayın hayatına sunduk…

-Pandemi Döneminde Dini Hayat konulu araştırmamız alanında ilk ve tek olma özelliği ile toplumun tüm kesimlerinin dikkatini çekti…

Mayıs ayında üye tespit tutanaklarını imzaladık. Allah’a hamdolsun 83.588 üye ile 18. Kez açık ara yetkili sendikayız. Ancak bizim bir hedefimiz var: 100 Bin Üye…

Bunu da büyük Diyanet-Sen ailesi olarak başaracağız. Daha esnek, daha kucaklayıcı olarak, planlı programlı, azimli, gayretli çalışmayla başaracağız.

Önümüzdeki Ağustos ayında hükümetle toplu sözleşme masasına oturacağız. Öncelikli konumuz sözleşmeli kardeşlerimizin kadroya geçirilmesi olacak. Diyanet İşleri Başkanlığımızda halen iki farklı sözleşmeli uygulaması maalesef devam ediyor. Geçtiğimiz KPDK’da sözleşmeliler ile ilgili komisyon kurulmasına karar verildi ancak henüz komisyon kurulmadı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin’in Memur-Sen ziyaretinde komisyonun bir an önce kurulmasını ve bu toplu sözleşmede sözleşmeliler konusunda bir çözüm üretilmesini istedik. Özellikle toplu sözleşme kanunu ve süre ile ilgili sıkıntılar var. Toplu sözleşme öncesi bu sıkıntıların giderilmesi için görüşmeler yaptık.   Enflasyon nedeni ile kamu görevlilerinin büyük kayıplar yaşadığı ortadadır. Bu toplu sözleşme bütün bu kayıpları telafi için inşallah fırsat olacaktır.

Bizler, alın teri kurumadan karşılığının verilmesi hassasiyetine davet eden bir medeniyetin mensuplarının emeğin, alın terinin, kamu görevlilerinin hizmet üretme gayretlerinin karşılığı olacak değerin verilmesinde hükûmetin siyasi sorumluluk, devletin medeniyet perspektifimiz kaynaklı zorunluluk hassasiyetiyle sorunu çözümle, talep ve teklifimizi evetle buluşturması gerektiğine inanıyoruz.

Diyanet-Sen olarak, hak, özgürlük ve emek mücadelemizi üyelerimizin, Diyanet ve Vakıf çalışanlarının haklarının korunup geliştirilmesi, ülkemizde demokratik zeminin güçlendirilmesi, emeğin saygınlığının ülkemizde ve dünyada artırılması için sendikal yürüyüşümüzü kararlılıkla sürdürüyoruz.

Yapacağımız Daha Çok İş Var

09 Mart 2021, Salı

Tüm dünyayı etkisi altına alan ve ülkemizde geçen Mart ayından bu yana bir yılı geçkin süredir varlığını hissettiren korona virüs ve neden olduğu pandemiyle, hem Devlet hem de millet olarak mücadelemiz devam ediyor. 

Ülkemizin her zorlu sürecinde taşın altına elini değil gövdesini koyan din görevlilerimiz bu zorlu süreçte de sağlık çalışanlarımızın ardından sahanın sesiz kahramanları olarak Vefa Sosyal Destek Grupları’nda, Filyasyon ekiplerinde en çok görev alan kamu kesimi olmuştur. Kurtuluş Savası’nda Sütçü İmam olup bacısının yaşmağını indirtmeyen, 15 Temmuz’da salaları ile tankları durduran, pandemi döneminde ise kendi asli görevlerinin yanında Vefa Sosyal Destek Gruplarında görev alan din görevlilerimiz yeri geldi Ayşe Teyze’ye gıda paketi yetiştirdi, yeri geldi Hasan Amca’nın ilacını götürdü, Fatma Ninenin maaşını ulaştırdı evine... Kimi zaman filyasyon çalışmasında o da bu virüsün pençesine düştü, kimi zaman darp edildi yardım etmek istediği kişilerce. Ama kadir şinas vatandaşlarımızın bir “Allah razı olsun” sözü yetti de arttı din görevlisi kardeşimin gönlünü almak için. 

Çünkü biz Din görevlisi olarak insanlara sunduğumuz hizmetin Peygamberimizin varisliği olduğunun bilincine sahibiz. Çünkü biz sendikacı olarak da emeği temsil, hakkı teslim görev ve sorumluluğuyla donatıldığımızın farkındayız. Din görevlisi sıfatına halel getirmeden, hakkımız olanı, emeğimize helal kılınanı almaktaki mahir tavrımız devam edecek. Herkese selam vererek, herkesle hem hal olarak tebliğ etmeye, din hizmetini sunmaya devam edeceğiz. Sendikacılıkta rekabeti, din hizmetinde vakıf hizmetinde millete refakati esas alarak yol almaya devam edeceğiz.

Bugünle yetinen değil, geleceğe bakan, geleceğe dair planları ve stratejileri olan bir sivil toplum örgütüyüz. Bunun için ki, kurumsallaşmaya önem veriyor, ortak aklı üstün tutuyor, istişare içinde hareket ediyoruz.

Dostların, yol arkadaşlarının takdir ve teveccühlerine layık olmaya çalışarak, birlikte var olduğumuzun, birlikte yürüdüğümüzün şuuruyla yol alıyoruz. 

Bizim beraberliğimiz, iman ve ahlakı esas ölçü kabul eden asil duruşun beraberliğidir. İnancımız ve duygumuz bir olunca, amacımız ve sorumluluğumuz da benzer oluyor. Amacımız bir olunca Allah bizleri aynı yolda, aynı menzil üzere birleştiriyor, buluşturuyor. Bu menzilde her engel aşılır.

Bizim işimiz, görevimiz, hayalimiz, terimizin hakkını, hukukunu gözetme gayretimiz insanı öncelemek içindir.

Şerri, şeytanı, nefsi ötelemek, iyiyi güzeli, doğruyu, hayrı hayatın merkezine koymak içindir.

Halka hizmet hakka hizmettir diyen bir anlayışın, insanı yaşat ki devlet yaşasın diyen bir düsturun, din görevlileri sendikacılığının markası da yetki halkası da Diyanet- Sendir, Diyanet-Senlilerdir

Bu yüzden Diyanet-Senli olmanın sorumluluğu büyüktür. Bu nedenle yapacağımız daha çok iş var.

 

Şimdi Yeni Şeyler Yapma Vakti

12 Ağustos 2020, Çarşamba

Akif İnan’ın “Bütün giysileri yırtsak yeridir, yeter bize vefa elbiseleri” sözünü hayat boyu rehber ettik. Allah’a karşı vefamız erdemli bir kul olmak, Peygamber Efendimize karşı vefamız ahlaklı bir ümmet olmak, dinimize olan vefamız onu hakkıyla yaşamak ve temsil etmek, kutlu davamıza vefamızı onu anlamak, anlamlandırmak ve anlatmak olduğunu asla unutmayacağız. Bu onurlu, erdemli, hak, adalet, ekmek, emek, demokrasi mücadelemizi başlatanlara vefamız ise bu güzel sendikalarımızı hakkın emrine vermek, ümmetin, milletin, kamu görevlilerinin, diyanet ve vakıf çalışanlarının sorunlarını çözmek, dertlerine çare olmaktır.

Bundan 22 yıl önce Kurucu Genel Başkanımız Ahmet Yıldız ve beraberindeki öncüler diğer hizmet kollarına verilip din görevlilerine verilmeyen sendika kurma hakkı için yollara düştüler. Hiç kolay değildi işleri. Bu günlere kolay gelmedi sendikamız. Din Görevlilerin sendikası mı olur?’ sözlerine aldırış etmeden, 28 Şubat faşizminin baş aktörü Çevik Bir’in Başbakanlığa yazı göndererek ‘imamlara sendika hakkı vermeyin’ talimatları verdiği bir süreçte kar-kış demeden yaptıkları çile yolculuklarıyla diyanet ve vakıf görevlilerine büyük bir sendika kazandıran başta kurucu genel başkanımız merhum Ahmet Yıldız ve yol arkadaşlarına şükran ve minnetlerimi sunuyorum.

Diyanet-Sen HAK mücadesinin öncüsüdür.

Çünkü biz, Peygamber Efendimizin kurucuları arasında yer aldığı haksızlığı ortadan kaldırma, yani erdemliler hareketinin, faziletliler yemininin devamıyız. Çünkü biz, büyük bir şecaat ve iyilik hareketi olan fütüvvet hareketinin devamıyız. Çünkü biz, ehliyet ve liyakat standartları ile erdem ve ahlaki standartları en üst seviyede yaşayan ve yaşatan ahilik cemiyetinin takipçileriyiz. Çünkü biz, Hazreti Ömer’le başlayıp Osmanlı’da zirveye ulaşan dayanışma ve yardımlaşmanın adresi vakıf geleneğinin mirasçılarıyız. Çünkü biz, milletine ‘korkma’ diye haykıran Mehmet Akif Ersoy’ların, insan yetiştirmeyi davasının merkezine koyan Ahmet Yıldızların öğrencileriyiz.

O yüzden bizler güçlü olmalıyız. Biz güçlü olursak, Mescid-i Aksa özgürlüğüne kavuşacak. Biz güçlü olursak, Arakanlı Müslümanlar zulümden kurtulacak. Biz güçlü olursak, Türkistan bağımsız olacak. Biz güçlü olursak, Filistinli kardeşlerimiz nefes alacak. Biz güçlü olursak, Emperyalistler Müslüman coğrafyada at koşturamayacak. Biz güçlü olursak, Avrupa’nın göbeğinde İslamofobi yaşanmayacak. Tıpkı Afrin’de olduğu gibi. Tıpkı Münbiç’te olduğu gibi. Tıpkı pandemi döneminde 137 ülkeye yardım ettiğimiz gibi. Tıpkı Ayasofya camii yeniden ibadete açıldığı gibi.

 

14 Temmuz 2020’de gerçekleştirdiğimiz olağanüstü genel kurul seçimleri sonucu Diyanet-Senimiz yeni yönetimini de yeni yol haritasını da belirlemiştir. Mevlana şimdi yeni şeyler söylemek lazım diyor ancak; günümüzde yetmez yeni şeyler yapmak da lazım. Bu yeni dönemde bizlerde “Sorunlar çözümsüz, çözümlerde imkansız değildir” diyerek sorunların üzerine üzerine gideceğiz. Yılan hikayesine dönen 3600 ek göstergeyi konfederasyonumuzla beraber el ele verip çözeceğiz Emeklilikte eş yardımının kesilmemesi için mücade edeceğiz, Maaşlardaki vergi matrahlarının düzeltilmesi için konfederasyonumuza destek vereceğiz. Sözleşmeli kardeşlerimizin kadroya geçmesi için girişimlerde bulunacağız Genel idare hizmetlerinden vaizlerimize, imam hatiplerden kuran kursu hocalarına, müftülerimizden yardımcı hizmetlerde çalışanlara kadar, kısaca bütün diyanet çalışanlarının sorunlarını çözmek talep ve isteklerini yerine getirmek için yoğun bir gayret göstereceğiz.

Sendikacılıkta yeni bir dönem başlatıyoruz ‘Ortak Akıl Dönemi’ Sendikamızı ortak akılla hep birlikte yöneteceğiz. Diyanet -Sen Türkiye’nin göz bebeğidir ;

Daha güçlü bir Türkiye için, daha güçlü bir Memur Sen için, daha güçlü Diyanet-Sen için hep birlikte çalışmaya çözüm üretmeye devam edeceğiz. Yolumuz açık, bahtımız güzel olsun.

 

2023 Hedefine Koşarken…

28 Ocak 2019, Pazartesi

Değerli Dava Arkadaşlarım;

Sendikamızın 6. Olağan Genel Kurulunu 19 Ocak Cumartesi günü gerçekleştirdik. Kongremizin sonucunun hayırlara vesile olmasını yüce Allah’ tan niyaz ederim. Bu vesileyle adaylığım süresince tarafıma gösterilen ilgi ve alakaya sonsuz teşekkürlerimi iletmeyi kendime bir borç biliyorum. Delege arkadaşlarımın gösterdikleri teveccühe layık olmak için elimden gelen bütün çabamı göstereceğimden kimsenin şüphesi olmasın.

Dünyanın yeniden dizayn edildiği bir dönemde, yeniden büyük Türkiye için ve yeni bir dünya düzeni için büyük Diyanet-Sen ailesinin üzerine büyük sorumluluklar düştüğünün farkında olarak yolumuza devam edeceğiz. Dünyanın iyiliği için Türkiyemizin çok güçlü olması gerektiğini biliyoruz. Güçlü bir Türkiye tek tek bireylerin işlerini en güzel şekilde yapması, üzerine aldığı sorumluluğu eksiksiz yerine getirmesi ile mümkündür. “Mümin yaptığı işi en güzel şekilde yapandır” düsturunca üzerimize aldığımız sorumluluğumuzu bu bilinçle yerine getireceğiz.

Diyanet -Sen Ailesinin Kıymetli Mensupları;

Yeni dönemin yenilendiğimiz dönem olması, devam eden proje ve çalışmaların gerçekleştirilmesi, teşkilat mensuplarımızın istek ve talepleri doğrultusunda yeni projelerin hayata geçmesi adına başta Genel Başkanımız ve yönetim kurulu olarak el birliğiyle uyumlu ve dayanışma içinde var gücümüzle çalışacağız.

2023 hedeflerine doğru ilerleyen Diyanet-Sen daha büyük başarılara doğru koşar adım ilerlemektedir. Teşkilat mensuplarımız ve üyelerimiz için en öncelikli hedefimiz değerlerimizi koruyarak talep ve beklentilerini esas alarak hareket etmektir.

Ekonomik kaynakların değerini daha da artırdığı şu günlerde, ekonomik sosyal ve kültürel tüm faaliyetlerimizin öznesi olarak her zaman üyelerimizi göreceğiz.

Merkeziyetçi, içe kapanık, katı hiyerarşik kırtasiyeciliğe dayalı eski kamu yönetiminin kalıntılarını aşmak için her türlü girişimi yapacağız. Sonuca odaklı yönetim anlayışımızı, “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” felsefesiyle birleştirerek Diyanet’ te, siyaset’te ve bürokraside etkinliğimizi daha da artırmak için mücadele edeceğiz.

Bu amaç doğrultusunda Diyanet İşleri Başkanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü çalışanlarının sorunları ile beklenti ve taleplerinin karşılandığı AB standartları ve ILO normlarına uygun bir çalışma hayatının geliştirilmesi için gayret göstereceğiz.

Zirveden yeni ufuklara yolculuğumuzda Rabbim yar ve yardımcımız olsun.