Kongrelerimizde Birlik, Eşitlik ve Demokratik Rekabet
Bazı şubelerimiz kongrelerine tek listeyle giderken, bazı şubelerimizde birden fazla liste ve aday bulunmaktadır. Her iki durum da sendikal hayatın ve demokratik iradenin doğal bir parçasıdır. Önemli olan, hangi listenin veya adayın öne çıktığından önce, seçimin adil, şeffaf, huzurlu ve bütünleştirici bir anlayışla gerçekleştirilmesidir.
Rekabet Olabilir, Kırgınlık Olmamalıdır
Demokratik yarış, teşkilatımızın dinamizmini artırabilir. Farklı görüşlerin, projelerin ve yönetim anlayışlarının üyelerin takdirine sunulması son derece tabiidir. Ancak seçim yarışını kişisel kırgınlıklara, gruplaşmalara veya teşkilat içerisinde kalıcı ayrılıklara dönüştürmemek hepimizin ortak sorumluluğudur. Adaylar birbirlerini rakip olarak görebilir; fakat kongrenin ardından aynı davanın, aynı sendikanın ve aynı teşkilatın mensupları olarak birlikte çalışacakları unutulmamalıdır. Bu nedenle;
* Hiçbir aday veya liste dışlanmamalı,
* Bütün adaylara eşit imkân ve mesafede yaklaşılmalı,
* Seçim sürecinde kişilik haklarına ve teşkilat adabına riayet edilmeli,
* Eleştiriler şahıslar üzerinden değil, fikirler ve çalışmalar üzerinden yapılmalı,
* Baskı, tehdit, yönlendirme veya ayrıştırıcı söylemlerden uzak durulmalı,
* Delegelerin özgür iradesine saygı gösterilmeli,
* Kongre sonucunun herkes tarafından olgunlukla kabul edilmesi sağlanmalıdır.
Eşit Şartlar, Sağlıklı Bir Seçimin Temelidir
Kongrelerde demokratik yarışın anlamlı olabilmesi için adayların ve listelerin mümkün olduğunca eşit şartlarda yarışabilmesi büyük önem taşımaktadır. Seçim takviminin, delege süreçlerinin, toplantıların ve kongreyle ilgili uygulamaların herkes açısından açık ve anlaşılır olması; adayların kendilerini ifade edebilmelerine imkân tanınması ve teşkilat imkânlarının herhangi bir aday lehine veya aleyhine kullanılmaması, kongrelerin güvenilirliğini güçlendirecektir. Burada temel ölçü şudur: “Sendikanın imkânları şahısların değil, teşkilatın imkânlarıdır.” Dolayısıyla görevde bulunan yöneticilerimizin, seçim sürecinde bütün adaylara karşı adil ve dengeli bir tutum sergilemesi; teşkilatımızın kurumsal itibarını ve kongrelerin meşruiyetini daha da güçlendirecektir.
Tek Liste de Çok Liste de Demokratik İradenin Parçasıdır
Tek listeyle yapılan kongreler de birden fazla listenin yarıştığı kongreler de demokratik sürecin farklı biçimleridir. Tek liste olması, seçimin değerini azaltmadığı gibi; iki veya daha fazla listenin yarışması da teşkilat içerisinde bir ayrışma olduğu anlamına gelmez. Asıl mesele, üyelerin ve delegelerin iradesinin özgürce ortaya çıkması ve bu iradenin saygıyla karşılanmasıdır. Bir kongrede kazanan veya kaybeden ifadelerinden ziyade, kongrenin sonunda Diyanet-Sen'in kazanması anlayışını hâkim kılmak gerekir.
Kongre Günü Kadar Kongre Sonrası da Önemlidir
Seçim günü sandıklar açılır ve sonuç ortaya çıkar. Ancak teşkilat açısından asıl sınav bundan sonra başlar. Seçimi kazanan yönetim, kendisine oy vermeyen üyeleri de kucaklamalı; seçimi kaybeden aday ve ekipler ise ortaya çıkan iradeye saygı göstererek teşkilatın ortak geleceğine katkı sunmalıdır. Çünkü kongrede farklı listelerde yer almak, aynı teşkilat çatısı altında birlikte mücadele etmeye engel değildir. Bugün farklı listelerde bulunan arkadaşlarımız yarın aynı masada, aynı toplantıda, aynı hak mücadelesinin içerisinde birlikte çalışabilirler. Bu nedenle kongre süreçlerinde hepimizin kendisine şu soruyu sormasında fayda vardır: “Kongreden sonra birbirimizin yüzüne bakabilecek ve aynı dava için omuz omuza çalışabilecek miyiz?" Bu soru, seçim üslubumuzu ve davranışlarımızı belirlemek için önemli bir ölçü olacaktır.
Son Söz: Yarışımız Kardeşçe, Hedefimiz Ortak Olsun
Diyanet-Sen'i güçlü kılan yalnızca üye sayımız veya teşkilat yapımız değildir. Asıl gücümüz; birlik, kardeşlik, istişare, vefa ve ortak hedefler etrafında kenetlenebilmemizdir. Bu kongre döneminde farklı düşüncelerimizi ve projelerimizi demokratik bir olgunluk içerisinde ortaya koyalım. Adaylarımız birbirlerine, delegelerimiz birbirlerine, yöneticilerimiz bütün adaylara saygıyla yaklaşsın. Kongreleri bir ayrışma vesilesi değil, teşkilatımızı yenileme ve güçlendirme fırsatı olarak görelim. Sandıkta farklı tercihler olabilir; fakat sandıktan sonra aynı çatı altında buluşmayı bilelim. Çünkü bizim için asıl mesele bir listenin kazanması değil, Diyanet-Sen'in birlik ve bütünlüğünün korunmasıdır.
Kongrelerimizin; adalet, şeffaflık, eşitlik, kardeşlik ve demokratik olgunluk içerisinde gerçekleşmesini temenni ediyor; bütün adaylarımıza, delegelerimize ve teşkilat mensuplarımıza başarılar diliyorum.
Yarışımız kardeşçe, irademiz özgür, hedefimiz ortak olsun!
