Neslibey Özkan
neslibeyozkan@diyanetsen.org.tr
Ramazan: Vahyin Gölgesinde Bir Diriliş Mevsimi
Ramazan denildiğinde gönlümüzde pek çok güzel duygu canlanır. Oruç, sahur vaktinde uyanan sokakların mahzunluğu, iftar sofralarında semaya yükselen eller, teravih safında kenetlenen gönüller, tövbe, fitre, fidye, zekât, Kadir Gecesi'nin esrarlı sessizliği, mukabeleler, hatm-i şerifler, itikâfın huzur veren yalnızlığı, paylaşma, sabır ve nihayet bayramlaşmanın sevinci...
İşte bütün bunlar Ramazan'ın ruhunu oluşturan güzelliklerdir. Ancak tüm bu manevi iklimin ötesinde Ramazan, Kur'an-ı Kerim'in vahyedilmeye başlandığı aydır. Ramazan, Peygamber Efendimiz'e (sav) risalet görevinin verildiği, insanlığın cehalet karanlıklarından hidayet nuruna çıkarıldığı ilahi bir başlangıcın adıdır.
Yüce Rabbimiz bu mübarek ayı şöyle tanıtır: "O sayılı günler Ramazan ayıdır ki, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an onda indirilmiştir." (Bakara Suresi, 185. Ayet)
İşte bu ilahi beyanla anlıyoruz ki Ramazan, yalnızca bedeni aç bırakmak değildir. Ramazan, vahyin izini sürmek, onun rehberliğinde hayat bulmak ve Kur'an'la yeniden dirilmektir.
Ramazan'ın Kadim Geleneği: Mukabele
Ramazan ayının en köklü ve en zarif ibadetlerinden biri de hiç şüphesiz mukabeledir. Arapça "karşılıklı okuma, karşılaşma" anlamına gelen mukabele, Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) sünnetine dayanan çok özel bir buluşmadır. Her Ramazan ayında Cebrail (a.s.) Peygamberimize gelir ve Kur'an-ı Kerim'i karşılıklı olarak okurlardı. Bu mübarek karşılaşma, asırlar boyunca ümmet-i Muhammed arasında "mukabele" adıyla yaşatılmış, camilerde ve evlerde devam eden güzel bir gelenek haline gelmiştir.
Mukabelede hafızlar Kur'an okur, cemaat ise mushaflardan takip eder. Ramazan boyunca Kur'an-ı Kerim baştan sona okunarak bir hatim tamamlanır. Çoğunlukla sabah, öğle veya ikindi namazlarından önce yapılan bu buluşma, sadece bir okuma faaliyeti değil; aynı zamanda derin bir kalp terbiyesidir.
Mukabele Adabı
Bu manevi atmosferden en güzel şekilde istifade edebilmek için dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır:
1. Niyetimizi ihlâs ile yapmalı, kalben huzur içinde olmalıyız.
2. Okuma esnasında tam bir sessizliğe riayet ederek okuyanı saygıyla dinlemeliyiz.
3. Edeple oturmalı, mümkünse kıbleye yönelmeliyiz.
4. Ayetleri mushaftan takip etmeli, okunanı gözümüzle de tefekkür etmeliyiz.
5. Kur'an'ı huşu içinde dinlemeli, anlamları üzerinde derin derin düşünmeliyiz.
6. Abdestli bulunmalı ve Kur'an-ı Kerim'e karşı saygıda kusur etmemeliyiz.
7. Ramazan boyunca devamlılığı sağlamaya gayret etmeliyiz. Çünkü mukabele, sadece kulağa değil, asıl kalbe hitap eder.
Mukabeleye Katılanların Manevi Kazancı
Mukabele meclisinde bulunanlar pek çok hayra ve berekete nail olurlar:
1. Kur'an Sevabı: Her bir harfe on sevap vaad edilen bu mübarek kitabı okumak da dinlemek de büyük ecir kaynağıdır.
2. Hatim Sevabı: Ramazan sonunda tamamlanan bir hatme ortak olmanın sevinci ve ecri pek büyüktür.
3. Ramazan Bereketi: Kur'an'ın indirildiği bu ayda yapılan ibadetlerin sevapları katlanarak artar.
4. Cemaat Ruhu: Müminlerle bir arada olmanın verdiği birlik, beraberlik ve kardeşlik duygusu güçlenir.
5. Şefaat Ümidi: Kıyamet gününde Kur'an-ı Kerim'in kendisine tabi olanlara şefaatçi olacağı müjdesi vardır.
6. Kalbi Huzur: Kur'an dinlemek, gönülleri arındırır, ruhlara dinginlik ve huzur verir.
Ramazan; Sabır, Paylaşma ve Tövbedir
Ramazan, nefsin açlıkla terbiye edildiği bir sabır okuludur. Ramazan, fitreyle, zekâtla, fidyeyle başkasının derdiyle dertlenmeyi öğreten bir paylaşma ayıdır. Ramazan, geçmişin hatalarına bir çizgi çekip Rabbine yönelmenin, samimi bir tövbe ile arınmanın mevsimidir. Ramazan, dünyevi meşgalelerden bir adım geri çekilip itikâfla maneviyata yaklaşmanın, ahiret bilincini tazelemenin fırsatıdır. Ve nihayet Ramazan, bir bayram müjdecisidir. Bir ay boyunca nefsi dizginlemenin, sabrı kuşanmanın ve Kur'an ile dirilmenin eşsiz sevincidir bayram. Bayramlaşmak ise kırık gönülleri onarmanın, kardeşliği pekiştirmenin ve gönülleri barıştırmanın en güzel vesilesidir.
Son Çağrı: Kur'an ile Dirilmek
Ramazan her geldiğinde aslında hepimize aynı soru sorulur: "Kur'an-ı Kerim hayatımızda ne kadar yer buluyor?" Mukabeleye katılmak, hatim indirmek elbette çok kıymetlidir. Ancak asıl olan, bu okumaların ve ibadetlerin bizde bıraktığı tesirle hayatımızı Kur'an'ın rehberliğine açmaktır. Onun emir ve yasaklarını anlamak, hükümlerini hayatımıza taşımak daha da kıymetlidir. Ramazan, her yıl bizlere vahyin kapısını yeniden aralar. Asıl mesele, bu mübarek kapıdan girip giremediğimiz, onun nuruyla aydınlanıp aydınlanmadığımızdır.
Yüce Rabbimizden niyazımız; bizleri Ramazan'ı sadece yaşayanlardan değil, hakkıyla Ramazan ile dirilenlerden, Kur'an'ın rahmet ikliminde ebedi kurtuluşa erenlerden eylesin.
Âmin.
Neslibey Özkan
- Ramazan: Vahyin Gölgesinde Bir Diriliş Mevsimi
- "Zikrin Yükselişi, Birlik Nefesi: Üç Aylar'da Gönül Birliğimiz"
- Diyanet-Sen'den 52. Başkanlar Kurulu Toplantısı
- İstişare Ruhu: Diyanet-Sen’in Amasya Buluşması ve Birlik Arayışı
- Teşkilat Ruhu: Birlikten Doğan Kuvvetin İlkeleri
- Köklere Tutunmak: Ailenin Yapısı, Korunması ve Geleceğe Taşınması Üzerine Düşünceler
- İkinci Teşkilat Eğitim Çalışmalarımızla Hak Mücadelesini ve Dayanışmayı Güçlendirdik
- Sendikal Dayanışmanın Gücü: Diyanet-Sen'in Perspektifi
- Bizim Yolumuz Tartışmak Değil, Anlatmak ve Örnek Olmak!
- İnsanı Ayakta Tutan En Önemli Güç Gaye ve Hedefleridir
- Diyanet-Sen Bugünlere Kolay Gelmedi
- Sendika Hakkında Bilmeniz Gerekenler
- Sendikal Tavrımız ve Kazanımların Anlatılması
- Müminler Ancak Kardeştir
- Sendikal Eğitim
- İlim ve İhlasla Yola Devam


