Kurban Bayramımız Mübarek Olsun
Takva ve samimiyetin tecessüm ettiği bu mübarek ibadet, müminlerin ruhlarını arındırırken, onları tevhit ve vahdet ekseninde bir araya getirmektedir. Müslümanları bir taraftan Yaradan’a yakınlaştırırken, diğer taraftan da aralarındaki kardeşlik, paylaşma ve dayanışma bağlarını güçlendirmektedir. Dini bayramlar; barışa, dostluğa ve toplumsal birliğe açılan en mukaddes muhabbet kapılarıdır. Muhabbetin, uhuvvetin ve yardımlaşmanın en güzel şekilde yaşandığı, insanların iyilik yolunda adeta birbiriyle yarıştığı bu müstesna vakitler, tarih boyunca Müslümanlar tarafından bir vahdet şiarı olarak görülmüş ve büyük bir şevkle ihya edilmiştir.
Yardımlarımızla, Dualarımızla, Eylemlerimizle Gazzeli Kardeşlerimizin Yanındayız
Bugün Türkiye’de ve dünyanın dört bir yanında bayram sevinci yaşanırken, İslam ümmetinin yüreğinin bir yarısı ne yazık ki buruktur. Gözümüz, kalbimiz ve dualarımız; ilk kıblemiz Kudüs’te ve soykırıma maruz kalan Gazze’dedir. Filistinli kardeşlerimiz, yıllardır tarihin şahit olduğu en büyük zulme, en barbarca katliamlara karşı insanlık onurunu koruyarak destansı bir direniş sergilemektedir.
Memur-Sen ve Diyanet-Sen, kurumsal kimliği ve varlık gayesi gereği bu vahşete ve zulme asla sessiz kalmamıştır, bundan sonra da kalmayacaktır. Mazlumların küresel çığlığı ve umudu olan Sumud Filosu, bu haklı davadaki sarsılmaz irademizin ve Gazzeli kardeşlerimizin özgürlük mücadelesine verdiğimiz kurumsal desteğin en net ifadesidir. Diyanet-Sen olarak; yardımlarımızla, dualarımızla ve durmaksızın yükselttiğimiz eylemlerimizle, terör devleti ABD’nin ve soykırımcı katil İsrail’in karşısında, Gazzeli kardeşlerimizin ise daima yanında olmaya devam edeceğiz.
Kurbanlarımız Mazlumlara Merhem, Bayramımız Adalete Vesile Olsun
Yakınlaşmak ve teslim olmak anlamına gelen kurban ibadetini idrak ederken; kurbanlarımızı sadece sofralara değil; Gazze’deki, Lübnan’daki, Doğu Türkistan’daki ve dünyadaki tüm mazlum coğrafyaların yaralarına merhem etmeye adıyoruz. Savaşların, acıların ve gözyaşının kuşattığı dünyamızda, bayramın neşesini ve bereketini ümmetin her bir ferdine ulaştırmak, insanlık ve kardeşlik borcumuzdur.
Diyanet-Sen teşkilatları, dün olduğu gibi bugün de yeryüzünde iyiliğin, adaletin ve merhametin sancaktarı olmaya kararlılıkla devam edecektir. İnancımız odur ki; gerçek bayramımız, Filistin’in, Doğu Türkistan’ın ve tüm mazlum coğrafyaların özgürlüğe kavuştuğu, adaletin tüm dünyaya hakim olduğu gün gerçek anlamına ulaşacaktır.
Değerlerimizi Gelecek Nesillere Aktarma Sorumluluğu ile Hareket Edelim
Bayramlar, kültürel ve manevi değerlerimizin gelecek nesillere aktarılmasında en etkin taşıyıcı işlevini görmektedir. Bu sebeple, inanç ve medeniyet değerlerimizin hakkıyla yaşanması için bu günleri eşsiz birer fırsat bilmeliyiz. Bayramları asli ruhundan kopararak aileden uzak, beş yıldızlı otellerde sıradan bir tatil gibi geçirme akımına kapılmamalı; bu müstesna vakitleri sıla-i rahimle anlamlandırmalıyız.
Merhamet, muhabbet, ahde vefa, infak ve fedakârlık gibi erdemleri karakterimizin birer parçası haline getirerek başta aile büyüklerimiz olmak üzere yetimleri, öksüzleri ve ihtiyaç sahiplerini gözetmeliyiz. Bayram sevincinden herkesin istifade edebilmesi için kuracağımız gönül köprüleri, İslam’ın huzur iklimini dalga dalga tüm yeryüzüne yayacaktır.
Bu duygu ve düşüncelerle; başta sahih dini bilginin ve ahlakın rehberi olan fedakâr din görevlilerimizin, Diyanet-Sen teşkilatımızın, aziz milletimizin ve tüm İslam âleminin Kurban Bayramı’nı en kalbi duygularımızla tebrik ediyoruz.
İdrak ettiğimiz bu müstesna günlerin, hayata barışın ve huzurun hakim olduğu bir dünyanın inşasına vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyoruz. Bayramımız mübarek, dualarımız kabul, menzilimiz özgür Filistin olsun.

