Genel Başkan Ali Yıldız Akit TV’de Konuştu: Din Görevlilerimizin Hakları ve Geleceğimiz İçin Mücadelemiz Kesintisiz Sürecek
Yıldız, Diyanet-Sen’in kurulduğu günden bu yana sahadan gelen haklı taleplerin sözcüsü olduğunu belirterek, yetkili sendika olarak kararlılık mesajı verdi.
23 Yıldır Sahadan Gelen Hiçbir Talebi Karşılıksız Bırakmadık
Konuşmasına Diyanet bünyesinde görev yapan 140 binin üzerindeki personelin haftasını tebrik ederek başlayan Genel Başkan Ali Yıldız, sendikal haklar noktasında verdikleri mücadeleyi sayısal verilerle ortaya koydu. Yıldız, şu ifadeleri kullandı:
"Biz 4688 sayılı kanunun bize verdiği yetkiyle hem Toplu Sözleşme masasında hem de Kurum İdari Kurul (KİK) toplantılarında sorunları bizzat muhataplarına iletiyoruz. Bugüne kadar imza attığımız 8 toplu sözleşmede, teşkilatımızın tüm unvanlarını kapsayan 130’a yakın net kazanım elde ettik. Yılda iki kez gerçekleştirdiğimiz KİK toplantılarıyla da 500'ün üzerinde idari iyileştirmeye imza attık. 23 yıldır yetkili sendika olarak sahadan gelen hiçbir talebi karşılıksız bırakmadık."
20 Bin Boş Kadro Doldurulmalıdır
Teşkilattaki en kronik yapısal sıkıntılardan birinin personel eksikliği olduğunu vurgulayan Yıldız, Diyanet Akademisi üzerinden yapılan atamaların yetersiz kaldığını ve oluşan boşlukların ciddi güvenlik/itikat riskleri barındırdığını söyledi:
"Şu an teşkilatımızda 20 bine yakın boş kadro var. Atamalar sınırlı tutulduğu için birçok camimiz, özellikle sanayi bölgeleri ve merkezlerde bile cemaatsiz veya görevlisiz kalıyor. Devletimizin son dönemde yaptığı operasyonlarla gördük ki, ehil olmayan illegal yapılar bu boşluklardan fırsatçılık devşirmeye çalışıyor. Milletimizi yanlış yerlere kanalize etmek isteyen bu odaklara fırsat vermemek adına acilen bu 20 bin kadro doldurulmalıdır. Sınavlarda kendini tescillemiş vekillerimiz, fahrilerimiz ve yedekte bekleyen liyakatli hocalarımız bu kadrolara hızlıca atanmalıdır. Ayrıca vekil hocalarımızın 8 bin TL'lik seyyanen zamdan mahrum bırakılmasıyla oluşan maddi mağduriyeti mahkeme yoluyla tek tek kazanıyoruz."
Taşrada Görev Yapan Hocalarımızın Lojman Sıkıntısı Çözülmeli
Kırsal ve taşra bölgelerinde görev yapan din görevlilerinin barınma sorunlarına değinen Yıldız, "Mahrumiyet Tazminatı" talebini yeniledi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile valiliklere çağrıda bulunan Yıldız:
"Muhtarın bile köyde ikamet etmediği yerlerde, bizim din görevlilerimiz 7/24 esasıyla 5 vakit namazda orada bulunmak zorunda. Ancak 25-26 yaşında yeni evlenmiş, ilk ataması yapılmış genç bir hocamız köye gittiğinde evine iki kanepe koyacak fiziki imkan bulamıyor; ailesini yanına götüremiyor. Lojman konusu bizim için lüks değil, elzem bir ihtiyaçtır" dedi.
Liyakatsiz Cami Dernekleri Disipline Edilmeli, Faturalar Hocaların Sırtından Alınmalı
Resmi camilerin yüzde yüzünün Diyanet'e bağlı olduğunu ancak bazı cami derneklerinin liyakatsiz yönetimler eliyle birer ticarethaneye veya baskı unsuruna dönüştürüldüğünü belirten Yıldız, İçişleri Bakanlığı’na seslendi:
"Çok kıymetli, hocasıyla omuz omuza çalışan derneklerimizi tenzih ederim. Ancak camiyi sadece para toplama mekanizması gören, elindeki maddi güçle hocalarımıza ayar çekmeye çalışan görgüsüz yapılar var. Camiyle, dinle diyanetle alakası olmayan insanların elindeki bu dernekler disipline edilmeli, inşaat bittiğinde kapatılmalı ya da tamamen müftülüklere tabi kılınmalıdır. Ayrıca köylerdeki camilerin elektrik, su, ısıtma giderleri cemaat yokluğunda hocalarımızın sırtına kalıyor. Bu fatura yüküne kalıcı bir bütçe çözümü getirilmelidir."
4-6 Yaş Kur'an Kursları Anayasal Güvenceye Kavuşturulmalıdır
Milli Eğitim Bakanlığı ile yapılan protokoller üzerinden yürüyen 4-6 yaş Kur'an kurslarının hukuki zemininin sağlamlaştırılması gerektiğini söyleyen Genel Başkan Yıldız, bu kursların "üvey evlat" muamelesinden kurtarılması gerektiğini savundu:
"Buralar merdiven altı pozisyondan çıkarılmalı, MEB’in anasınıflarına verdiği tüm fiziki imkan ve yasal haklar 4-6 yaş kurslarımıza da tanınmalıdır. Yarın bir gün şaşı kafalı, bağnaz ve yobaz zihniyetler iş başına geldiğinde bu kursları kapatamasın diye buralar anayasal güvenceye kavuşturulmalıdır. Kurslarımızda hem müdürlük, hem temizlikçilik, hem aşçılık yapan fedakar hocalarımızın hakları verilmelidir. Ayrıca 'Aile Yılı' ilan etmemize rağmen kurumumuzdaki destek personeli ve 3+1'li çalışanlarımızın eş durumu tayinlerindeki bürokratik defansları aşamadık; ailelerin parçalanmasına izin verilmemelidir."
Sosyal Medyadaki Dini Yayınlara Diyanet Denetimi Şart
Sosyal medyadaki dini bilgi dezenformasyonuna karşı devletin denetim mekanizmalarını işletmesi gerektiğini söyleyen Yıldız, "Türkiye'nin en büyük problemi denetimsizliktir. Bu durum gıdada da böyle, üç harfli market zincirlerinin keyfi raf fiyatlarında da böyle, dijital dünyada da böyle. Avrupa'da sosyal medya nasıl sıkı kurallara bağlıysa, bizde de her önüne gelenin fetva vermemesi için dini yayınlar Diyanet İşleri Başkanlığı'nın denetimine ve onayına tabi tutulmalıdır" değerlendirmesinde bulundu.
Geleceğin Camilerinde İnternet (Wi-Fi) ve Oyun Alanları Olmalı
Camilerin rastgele, dere yataklarına ya da işlevsiz projelerle inşa edilmemesi gerektiğinin altını çizen Yıldız, Erzurum örneğini vererek belediyelerin ve yerel yönetimlerin müftülüklere lojistik destek sağlaması gerektiğini belirtti:
"Camilerimiz sadece namaz kılınıp kapısı kilitlenen binalar olamaz. Gençlerimizin internet kafelerin veya zararlı ideolojilerin ağına düşmesini istemiyorsak, camilerimizi birer yaşam alanı haline getireceğiz. İçinde Wi-Fi (internet) olacak, masa tenisi olacak, oyun alanları olacak. Çocuk oraya koşarak gelecek; karnını da, beynini de, gönlünü de orada doyuracak. Yaz kurslarında sadece Elif-Ba değil; yüzme, binicilik gibi faaliyetler yer almalı. Dini yaşam alanlarını caminin dışına taşıyarak hayatın merkezine yaymalıyız."
Filistin Davası ve Tarihi Boykot Çağrısı: Mutfaklarımız Siyonist İşgalden Kurtulmadan Gazze Özgürleşmez
Konuşmasının son bölümünde 7 Ekim direnişine ve Gazze’de yaşanan siyonist soykırıma geniş yer ayıran Yıldız, Diyanet-Sen ve Memur-Sen ailesi olarak Kudüs özgür olana kadar meydanlarda olacaklarını dile getirdi. Aziz milletimize ve tüm din görevlilerine tarihi bir çağrıda bulunan Yıldız, sözlerini şöyle tamamladı:
"Siyonistlerin tek korktuğu şey ekonomik darbedir, yani boykottur. Buradan tüm din görevlisi kardeşlerime sesleniyorum: Camilerinizin minberlerinden, kürsülerinden bu siyonist sermayeye ait firmaları ve markaları açıkça deşifre edin! Halkımızın boykot şuurunu diri tutun. Bize soruyorlar: 'Gazze siyonizmden nasıl kurtulacak?' Çok açık söylüyorum: Bizim mutfaklarımız, buzdolaplarımız, bakkal ve market raflarımız siyonist işgalden ne zaman kurtulursa, Gazze de tam o zaman kurtulacaktır. Boykota kesintisiz devam etmek insanlık borcumuzdur."

