29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Kutlu Olsun
Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında bağımsızlığı yalnızca sınırlarımızın korunmasıyla sınırlı görmüyoruz. Ekonomik bağımsızlığı, emeğin karşılığını almasını, inanç ve düşünce özgürlüğünü, sosyal adaleti ve milletimizin kendi geleceği üzerinde söz sahibi olmasını da bu anlayışın ayrılmaz unsurları olarak değerlendiriyoruz. Ülkemizin kaynaklarının, emeğinin ve geleceğinin küresel güç mücadelelerine konu edilmesine karşı çıkıyor; adil ve insanı esas alan bir dünya düzenini savunuyoruz.
Bugün dünyanın farklı coğrafyalarında yaşananlar, bu sorumluluğun önemini bir kez daha ortaya koymaktadır. Gazze başta olmak üzere Filistin topraklarında İsrail’in sürdürdüğü soykırım, insanlığın vicdanında derin yaralar açmaktadır. Sivillerin hedef alınması ve insani yardıma ile sağlık hizmetlerine erişimin engellenmesi karşısında uluslararası sistemin sergilediği tutum, adalet ve insan hakları söylemiyle uygulamaları arasındaki çelişkiyi göstermektedir. Filistin halkının özgürlük, güvenlik ve kendi geleceğini belirleme hakkını savunmak; işgale, hukuksuzluğa ve emperyalist müdahalelere karşı çıkmak, insanlık onuruna sahip çıkmanın bir gereğidir.
Bölgemizin ve gönül coğrafyamızın maruz kaldığı saldırılar karşısında bölge ülkelerinin ortak hareket etmesi büyük önem taşımaktadır. Bölgenin sorunlarının bölge ülkelerinin iradesiyle çözülmesini esas alan iş birliği girişimlerini destekliyoruz. Türkiye’nin de içinde yer aldığı bölgesel dayanışmanın güçlenmesinin ve diğer ülkelerin de bu dayanışmaya katılmasının, saldırılar karşısında caydırıcılığı artıracağına inanıyoruz.
Emperyalist müdahalelerin askerî güç ve fiilî işgalle sınırlı kalmadığını; toplumların düşünce dünyasını ve değerlerini hedef alan yöntemlerle de sürdürüldüğünü biliyoruz. 28 Şubat sürecinde yaşadığımız hak ihlalleri, inanç özgürlüğünü ve millet iradesini korumanın önemini hafızalarımıza kazımıştır. Azerbaycan’daki eğitim kurumlarında başörtüsüne yönelik kısıtlamaları da inanç ve eğitim özgürlüğü açısından kaygıyla karşılıyoruz. Azerbaycan ile tarihî ve kültürel bağlarımızın, kardeşliğimizin gereği olarak bu kısıtlamaların kaldırılması çağrısında bulunuyoruz.
Memur-Sen olarak Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında hedefimiz; millî ve manevi değerlerinden güç alan, bilim ve teknolojiyle ilerleyen, üretimi ve adil paylaşımı esas alan, bağımsızlığını koruyan ve mazlum halkların haklarını savunan bir Türkiye’nin inşasına katkı sunmaktır. Ülkemizin uluslararası alanda güçlü olması kadar, bu gücü adalet, barış ve insanlığın ortak yararı için kullanmasını da önemsiyoruz.
Güçlü bir Cumhuriyetin, emeğe değer verilen, çalışanların haklarının korunduğu ve refahın adil paylaşıldığı bir toplumsal düzenle mümkün olduğuna inanıyoruz. Eğitimden sağlığa, güvenlikten sosyal hizmetlere kadar her alanda fedakârca görev yapan kamu görevlilerimizin alın teri, Türkiye’nin kalkınmasının temel dayanaklarındandır. Emeğin karşılığının verildiği, sendikal hakların güvence altına alındığı, fırsat eşitliğinin gözetildiği ve sosyal adaletin güçlendiği bir çalışma hayatı için mücadelemizi sürdüreceğiz.
Bu vesileyle Millî Mücadele kahramanlarımızı ve aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor; gazilerimize şükranlarımızı sunuyoruz.
Memur-Sen ve Diyanet-Sen ailesi olarak milletimizin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyor; bağımsızlık, emek, adalet ve kardeşlik temelinde daha güçlü bir Türkiye ve daha adil bir dünya için kararlılıkla çalışmayı sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.

